Resimler Solmuyor Günlük
“Kalbimizde çarpıntı, gönlümüzde emelsin,
Yüzyıl önce kuruldun, yüzyıllara bedelsin...”
Ve dün yine Pertevniyal'deydik sevgili günlüğüm...
Pilav ve Aşure Günü münasebetiyle...
Bu kez Maltepe'ye taşındıktan sonraki ilk pilav günümdü.
Dolayısıyla yıllardır yaptığım metro yolculuğunun yerini Marmaray almıştı.
Yol değişmişti yani günlük...
Ama heyecan aynıydı.
Otuz iki yıl olmuş mezun olalı. Dile kolay beaa... İnsan
otuz iki yılda neler değiştiriyor hayatında. Evler, işler, alışkanlıklar,
saçların rengi... Tabii kalanlar için söylüyorum. 😛
Ama Pertevniyal'e giderken duyduğum o tuhaf heyecan
değişmiyor.
Yine o heybetli bina...
Yine öğretmenler odasının koridoru...
Yine bahçeye inen dar merdiven...
Ve yine sessiz avlusunu dolduran gürültücü öğrenciler...
Evet, öğrenciler... Çünkü kaç yaşına gelirsek gelelim
Pertevniyal'in bahçesine girince yeniden öğrenci oluyoruz.
Bu kez organizasyonda görevliydim. Önceki iki pilav gününde
satış reyonundayken bu yıl salondaki etkinliklerle ilgilendim.
Yani pilavı yemeye gidip pilavın nasıl piştiğiyle
uğraşanlardan olduk. 😁
Bu yıl epey yenilik vardı.
Katılımcıların mezuniyet dönemlerine göre raptiye
takabilecekleri bir grafik standı hazırlamıştık.
Bir raptiye...
Bir insan...
Bir dönem...
Bir sürü hatıra...
Handiyse Pertevniyal'in yaşayan nüfus sayımını yapıyorduk. 😛
Hatıra parası basımı da vardı. Bir günün hatırasını küçücük
bir metal parçaya sığdırmak... Gerçi bizim hatıraları basmaya kalksalar
darphane mesaiye kalırdı günlük.
Bir de Pertevniyal All-Star yarışmamız vardı. On beş
yarışmacıyla başlayan mücadelede Tuğkan, Musab ve Efe ilk üç sırayı aldılar.
Bahçe yine basketbol heyecanıyla doldu.
Ve dergimiz, Pertevniyalden...
Bu yıl sayfa sayısı artan, içeriği zenginleşen ve dijital
olarak da yayımlanan Pertevniyal dergisinin editörlüğünü üstlenmek bana nasip
oldu.
Düşünsene günlük... Yıllar önce öğretmenlerin verdiği
kompozisyon ödevlerini yetiştirmeye çalışan çocuk, şimdi okulunun dergisini
yetiştirmeye çalışıyor.
Ödev bitmemiş yani... Sadece öğretmen değişmiş. 😁
Neyse...
Eski pilav günü yazılarımda “resimler solmaya başladı”
derdim.
Çünkü mezuniyetimizin hemen ardından katıldığımız günlerde
herkesin alnında sanki “Ben 94 mezunuyum” yazardı. Sonra tanımadığım
yüzler çoğaldıkça resimler bulanıklaşmıştı.
Ama artık öyle düşünmüyorum.
Resimler solmuyor günlük... Renkleniyor.
Çünkü artık yalnızca kendi dönemdaşlarımı değil, 70'lileri,
80'lileri, 2000'lileri, yeni mezunları da tanıyorum. Birlikte çalışıyor,
şakalaşıyor, aynı heyecanı paylaşıyoruz.
Üstelik bu yıl 94'lüler de oldukça kalabalıktı.
Yine aynı anıları seksen beşinci kere anlatıp sanki ilk kez duyuyormuş gibi kahkahalar attık. 😁
1976 mezunlarımızın ellinci, 2001 mezunlarımızın yirmi
beşinci yıllarını kutladık.
Düşünsene günlük... Elli yıl önce o sıralarda oturan
çocuklar yeniden aynı bahçede.
Zaman bazı yerlerde hızlı geçiyor ama bazı yerlerde insanı
bekliyor galiba...
Pertevniyal benim için biraz böyle bir yer.
Annemin bir rüyası, daha doğrusu duasıydı bu okul. Babamın
beni kaydettirebilmek için günlerce uğraşmasını da hiç unutmam.
İyi ki...
İyi ki Pertevniyal'e gitmişim.
İyi ki o insanlarla tanışmışım.
Ve iyi ki yıllar sonra yalnızca geçmişi hatırlamak için
değil, yeni hatıralar biriktirmek için de o bahçeye dönebiliyorum.
Günün sonunda bir kez daha düşündüm...
İnsan yalnızca kendi gençliğine bakarsa renkler soluyor.
Ama başkalarının hatıralarına da yer açarsa resim büyüyor.
Bu güzel gün için emek veren dernek yönetimindeki
arkadaşlarıma, gönüllülerimize, okul yönetimimize, öğretmenlerimize,
çalışanlarımıza, dergimize katkı sunanlara ve elbette o bahçeyi yeniden
şenlendiren bütün Pertevniyaldaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum.
Uzaklardan gelenlere...
Arkadaşlarını görmek için gelenlere...
Çocuklarını, torunlarını getirenlere...
Bir tabak pilav, bir kâse aşure ve biraz da geçmişin
kokusunu duymaya gelenlere...
Gelecek yıl yine buluşalım inşallah...
Daha kalabalık...
Daha neşeli...
Daha çok raptiyeyle... 😁
Çünkü resimler solmuyor günlük...
Biz her yıl o resme biraz daha insan ekliyoruz.


Yorumlar
Yorum Gönder