Kayıtlar

Ekim, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

150. yılında pertevniyalde

Resim
pertevniyalde bir gün daha geçirdim sevgili günlüğüm.. bir pilav ve aşure günü daha.. pandemiden bu yana ilk kez katıldım.. 2 sene yapılmadı zaten..  ilk duygulanımım ne mi oldu.. tabii ki özlem .. özlemişim okulumu.. aksarayın göbeğindeki şirin mi şirin lisemi.. ne güzel günlerdi ah bea.. her sabah sevinçle binip otobüse pek tabii ki Suatla (=Suadiye ile) ve heyecanla girmek o koca binaya..  bugün var ya gene aynı heyecanı duydum günlük .. 29 yıl sonra bugün de kalbim çarptı merdivenlerden çıkıp öğretmenler odasının olduğu koridordan geçerken..  insan lise arkadaşlarını görünce bir tuhaf oluyor.. yıllarınızı geçirdiğiniz, şakalar yaptığınız ve nice şeyleri paylaştığınız saf çocukları tekrar bu kez büyümüş görmek bambaşka bir duygu.. kaç lisede ya da okulda var bilmiyorum ama muhteşem bir şey..  mezuniyetten sonraki 5 ya da 6. pilav günü bir tuhaf hissetmiştim kendimi..   sanki resimler solmaya başlamıştı .. şöyle ki mezuniyetin ardından bir ya da ikinci pilav...

bir ses susar; bir alem kapanır

Resim
Bülend Özveren rahmetli oldu.. bir dönem bitti.. hayatım bir film şeridi gibi gözümün önünden geçti,  sevgili günlüğüm .. her ölüm üzer beni.. ancak işini seven birinin ölümü daha fazla üzer nedense.. hani Yunus; "Bu dünyada bir nesneye, Yanar içim, göynür özüm, Yiğit iken ölenlere,  Gök ekini biçmiş gibi." der ya bir şiirinde.. ben de o misal işkolik işini seven insanların ölümü için aynını söylerim.. iş öksüz ya da yetim kalır çünkü o kişi öldüğünde.. bülend özverenin gözlerinde hep o ışığı gördüm.. televizyoncu (%49) ve radyocu (%51) olma ışığını.. işini sevme ışığını.. sahnede olma arzusunu.. c anla başla didinerek eurovisyona katmıştı ülkeyi.. neden biz de orada olmayalim diyerekten..  ilk deneme ne de netameliydi.. ülke içindeki seçim bile film çekilecek kadar karmaşıktı hani ya.. kim gidecek muhabbeti vardı.. hep ağır toplar vardı, teveccüh fazlaydı.. nilüfer şarkısı ile ilgili dedikodular yüzünden çekilmese belki de o temsil edecekti.. ya d...

benim hala ümidim var

Resim
aslına bakarsan günlüğüm, şu enerji verimliliği ile ilgili yazı geldiğinde sevindirik olmuştum .. verimlilik, etkililik, etkinlik hususlarını denetlemekti ne de olsa işimiz.. ya da bazıları için böyleydi en azından.. ve ardından tepkiler gecikmedi tabii.. giderek artan bir yeniçeri ruhu dile geldi kaotik iç denetim evreninde.. (ne evren bea marvelin evreni halt etmiş yanında😛) ve her zamanki söylemleri dalgalandı ufuklarda.. hayır bu kez “istemezük” değil onun evrim geçirmiş biçimini terennüm etti dudaklar: “bizim işimiz değil” .. ve bu arada hala 16 yıldan beri bizim işimizin ne olduğunu öğrenmeye çalışıyorum ve hala anlayamadım, o da benim kalın kafalığım olsa gerek günlüğüm..  yani meslek öyle bir organik hal aldı ki uygulayanların elinde (başka bir mesleğin, uygulayıcılarına bu denli kafasına göre takılma hakkını verdiğin sanmıyorum) pozitiften ziyade negatifi tanımladılar en baştan beri güçlenerek gelen bir antiçalışmacı grup.. neyse geçen Cuma konuyla ilgili bir eğitim ge...