denetim günlükleri: yapıcı tatminsizlik mesleki şiardır
Bugün iç denetimde “yapıcı tatminsizlik” kavramı üzerine konuşmak istiyorum sevgili günlük… “Ne bu yaaa, yeni kavramlar mı uyduruyorsun… ‘zate’ son on yıldır yaşadığımız mesleki kavram sağanağından bıkmışım ha!” dediğini duyar gibiyim. Evet, yeni bir kavram çerçevesinde anlatacağım konumu. Şimdi mesleğe yeni başladığımızda eski alışkanlıklarımıza uygun hareket etmeyi bir yere kadar mantıklı buluyorum. Bu bağlamda “teftişçilik” anlayışını da, denetim konularını da handiyse hepten aldık ve denetim evrenimizi bunlardan oluşturduk. Hani derler ya: “Tilkinin kırk türküsü var, kırkı da tavşan hakkında…” Biz de: maaştı, ayniyattı, ihaleydi, alımdı, satımdı… diye diye günlerimizi geçirdik. Raporlarımızda verdik veriştirdik. Yanlış anlaşılmasın, hâlâ aynı türküleri söylüyoruz. Bu yazıyı her şeyi halletmiş, aydınlanmış biri gibi yazmıyorum. Henüz öyle bir “ışık” filan yok. Ama bir süre sonra bir şey oluyor… Tatminsizlik başlıyor. Ve bu aslında doğru kullanılırsa son derece müspet bir d...