Gece Vardiyası: Akdeniz Karadeniz Karneleri İsteriz
Eskiden her şeyin ayrı bir tadı mı vardı günlük... Yoksa ben yaşlandığım için mi aynı tadı alamıyorum? Bu soruyu geçen cuma günü kendime sordum. Karne günüydü. Okullar kapanmış... Yaz tatili başlamış... Çocuklar karnelerine kavuşmuştu. Ancak heyhat... Hazandı benim için sanki. Bir neşe yoktu etrafta. Bir dönem sonu muhasebesi yoktu. Bir bekleyiş... Bir heyecan... Bir telaş... Hiçbiri... Sonra kendi çocukluğumu düşündüm. Önce Topkapı'daki Mehmet Bey İlkokulu'nu... Sonra Pertevniyal günlerimi... Karne günü bambaşkaydı bizim ev için. Karne çok iyi de olsa... Biraz kırık da olsa... Hiç fark etmezdi. O günün kendisi bayramdı . Sabah erkenden kalkılır... Özenle giyinilir... Evden çıkılırdı. Son derste ise gözümüz hep öğretmende olurdu. Karneleri beklerdik. Ama o bekleyiş de başlı başına bir törendi . "Yetişmedi..." "Henüz gelmedi..." "Bugün veri...