Geçmişe Yazılmış Bir Veda Mektubu: Selim İleri'nin Sen Diye Biri Romanı Üzerine
Çok üzdün beni be Selim Abi. Romanı bitirdiğimde ilk hissettiğim şey buydu. Çünkü Sen Diye Biri yalnızca bir roman değil; bir ömrün muhasebesi, geçmişe bırakılmış seslerin yankısı, giderek tenhalaşan bir hayatın iç konuşması gibi. Kitap boyunca sık sık durup düşündüm. Görüp geçirdiğim, yaşadığım, sevdiğim, kaybettiğim kim varsa sanki bir yerlerden çıkıp geldi. Ne güzel şeyler geride bırakmışız. Bir daha gelmeyecek o hoş zamanlar... İnsan yaş aldıkça, yorucu ve sıkıntılı günler çoğaldıkça, bazen bir hafta öncesini bile özler oluyor. Belki de fani diye buna deniyor. Zaman, sadece sevdiklerimizi değil, kendimizden bile sakladığımız özlemleri ortaya çıkarıyor. Selim İleri'nin son romanı olarak duyurulan Sen Diye Biri , ilk bakışta Cüneyt Arkın'la yarım asrı aşan bir dostluğun hikâyesi gibi görünse de aslında çok daha büyük bir meseleyle ilgileniyor: Hatırlamak. Roman boyunca yazarın zihni sürekli geçmişle bugün arasında gidip geliyor. Bir an 1971 yılındaki Günahsızlar filminin se...