Kayıtlar

denetim günlükleri: yapıcı tatminsizlik mesleki şiardır

Resim
Bugün iç denetimde “yapıcı tatminsizlik” kavramı üzerine konuşmak istiyorum sevgili günlük… “Ne bu yaaa, yeni kavramlar mı uyduruyorsun… ‘zate’ son on yıldır yaşadığımız mesleki kavram sağanağından bıkmışım ha!” dediğini duyar gibiyim. Evet, yeni bir kavram çerçevesinde anlatacağım konumu. Şimdi mesleğe yeni başladığımızda eski alışkanlıklarımıza uygun hareket etmeyi bir yere kadar mantıklı buluyorum. Bu bağlamda “teftişçilik” anlayışını da, denetim konularını da handiyse hepten aldık ve denetim evrenimizi bunlardan oluşturduk. Hani derler ya: “Tilkinin kırk türküsü var, kırkı da tavşan hakkında…” Biz de: maaştı, ayniyattı, ihaleydi, alımdı, satımdı… diye diye günlerimizi geçirdik. Raporlarımızda verdik veriştirdik. Yanlış anlaşılmasın, hâlâ aynı türküleri söylüyoruz. Bu yazıyı her şeyi halletmiş, aydınlanmış biri gibi yazmıyorum. Henüz öyle bir “ışık” filan yok. Ama bir süre sonra bir şey oluyor… Tatminsizlik başlıyor. Ve bu aslında doğru kullanılırsa son derece müspet bir d...

Denetim Günlükleri: Veri, Denetçinin Yoğurdu

Resim
Sevgili günlük, bizim bu audit işinde en mühim şey data , yaaaani veridir . Çoğu kez denetlenenler yahut yöneticiler, “Bu veriyi nereden buldunuz?” diye veri madenciliğimize hayret ediverirler de şaşırır kalırlar. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi olduğu gibi — bu da ne demekse artık, o vakit her yiğidin karpuz yiyişi, mantı yiyişi vb. de olabilir — her denetçinin de veri toplama tekniği farklıdır. Bu az çok denetim türüne göre de değişir elbette. Farzı misal müfettiş belki biraz daha asosyal bir tutum sergilerken, iç denetçi kişisinde sosyallik oldukça yoğundur. Yani kişisel özellikler de işin içine girer. Çok sayıda üstadın rahle-i tedrisatından geçmiş biri olarak oldukça farklı kanıt edinme teknikleri gördüm diyebilirim. (Bunlar ayrı bir yazı konusu tabii.) Bazı denetçi iğneyle kuyu kazar . Milletle çok az iletişim kurar, her şeyi belge incelemesi suretiyle tespite yönelir. Buna karşılık kimi üstat da bilgiyi sosyal ilişkileri sayesinde edinir. Ben ikinci grubun — tecrübeli olmak k...

Mesleğe Yerleşmek-1: “Siz Sayıştay’dan mı Geldiniz Hocam?”

Resim
İç denetçi olarak ilk atandığımızda üniversite çalışanları için tam bir muamma idik. En alttan en üst düzeye kadar. Sayıştaycıyı bilen, maliyeciyi tanıyan ve onların gelip gitmesine alışkın bir yapı için; hiç gitmeyen ve hep kalan bir denetim birimi… Oldukça yabancıydı. Belki de saçmaydı 😛 Odamızı tefriş etmeye çalışan kampüs amiri durup durup: “Siz Sayıştay’dan geldiniz de mi hocam?” diye soruyordu. Bir ihtiyacımız –mesela telefon ahizesi– gerektiğinde arayıp karşı tarafa: “Sayıştaycı hocalara telefon getirin 'oğulım'.” diyordu. Gel gör ki biz bir türlü gitmek bilmiyorduk. Ve bu durum herkesin gözüne batmaya başlamıştı. Öyle ya… Sayıştaycı dediğin bu kadar kalmazdı ki. Nihayet bir gün yeni bir ihtimal geliştirildi: “Siz Danıştaycısınız değil mi hocam?” Artık yorulduğumdan mıdır, illa bir “tay”la ilişkilendirilmekten bunaldığımdan mıdır bilmem; kısık ve tükenen bir sesle: “Hayır 'içjj' denetçiyim… kazık çakmaya pardon kuruma değer katmaya geldim…” diye sayıklamaya başl...

Denetim Günlükleri: “Plan Değil Pilav Lazım” Meselesi

Resim
“Nitekim bize plan değil pilav lazım” anlayışı her yerde ve her daim geçerli galiba sevgili günlük... Mesleğimizle ne alakası var dediğini duyar gibiyim — hemi de kaşlarını çataraktan 😀 Tabii madem iç denetçiysek hep iç denetimden söz etmeliyiz. Durmadan. Yorulmadan. İyi günde kötü günde. Bir yol bulmalıyız konuyu iç denetime getirecek. Tamam, dur… Bu konu dahi iç denetimle ilgili. Keza: Bir iç denetçiyi program hazırlama sürecinde en fazla yoran alt başlıklardan biri planlama aşaması dır. Uygulamamız gereğince 3 yıllık olarak hazırlanan planların gerçekçiliği ise acayip su götürür mahiyettedir. Sistem bir noktada karşına devasa bir denetlenecek faaliyetler ve birimler haritası koyuveriyor… Sonra da seni onunla baş başa bırakıp çekip gidiyor adeta. Nelere şahit oldum… Doğru düzgün tanımlama ve gruplama yapılmadığından -havaalanlarındaki anonsçu kadın tonlamasıyla – “202X yılı için 42 iç denetçiye ihtiyacınız var.” diyen programlar gördüm. En dumura uğratıcı olanı buydu. Bunun ortaya ...