21 Mayıs 2019 Salı

denetim günlükleri: mesleğe yerleşmek 4


motivasyon her meslek gibi iç denetçi için de vazgeçilmez bir olgu sayın günlük.. mesleğin başlarında bilhassa yerleşme sorunu yaşanan idarelerde zıddıyla (yani motivasyonsuzlukla) etkili olmuştu diyebilirim.. özellikle başka kurumlardan gelen iç denetçiler için yeni kurum kültürüne uyum sağlamak oldukça netameli bir süreçti.. bir de buna bir kenara itilme durumu eklenince motivasyon feridun düzağaçın dipteyim sondayım depresyondayım şarkısını terennüm eder hale geldi.. işin kötüsü denetim işi de öyle bir iş ki çalışmaya çalışmaya inkıraza uğraması kaçınılmaz.. hani çalışan demir pas tutmaz tam da bu meslek için söylenebilecek bir söz.. bu noktada çözüm için bazı hususlar dermeyan edilebilir.. ki ben bunlardan mesleki teşekkül bağlamını çok önemsiyorum.. özellikle tide, kidder gibi oluşumlar  ya da –öğrenci kulüpleri vb- benzeri platformlar iç denetçi insanını 😆(kavramı muaaaassssebe denetmenliğinden devrem Özay’ın sayman insanı kullanımından dönüştürdüm) zinde tutuyor.. bir kere bu sayede meslektaşlarla hem dem oluyorsunuz.. birkaç tık yukarıda olanlardan bir şeyler öğreniyor; geride olanları ise siz güdülüyorsunuz.. misal geçen ay tidenin samsun ondokuz mayıs üniversitesinde organize ettiği gelecek zirvesi bu bağlamda oldukça değerliydi.. etkinlik sayesinde hem farklı kurumlardan gelen iç denetçilerin deneyimlerini öğrenme fırsatı yakaladık hem de yüzlerce genç insan iç denetimi tanımış olduğundan toplumsal farkındalık sağlanmış oldu.. (yeri gelmişken emeği geçenlere teşekkür ederiz).. bence iç denetçilerin yapması gereken tam da bu sevgili günlük.. kabuğundan çıkıp etrafta ne oluyor ona bir bakmak.. bu bir etkinlik olur, ders olur, söyleşi ya da eğitim veyahut gezi olur hiç fark etmez.. hatta bir whatsup grubu bile başlı başına etki yapabiliyor.. örneğin takip ettiğim bir iki audit whatsup grubundan feci bilgilendiğimi söyleyebilirim.. yani çeşitli bahaneleri dert edinip karalar bağlamaktansa mesleğe farklı bağlamda yerleşebilmeli iç denetçi.. yoksa hep arafta kalmaya mahkum oluruz, şairin dediği gibi:
“Beni sorarlarsa hep arafta yaşadı dersin
Ne düşündüğünüz kadar günahkar
Ne söylendiği kadar masum
Ben sadece çok uzun yaşamış bir çocuğum.”




Bunlar da İlginç Gelebilir