Koruyamadığımız Ciğerpareler
Salı sabahı kahvaltı yaparkene Reşat Ekrem Koçu'nun Osmanlı Tarihinin Panoraması'nı* okuyordum günlük...
Tesadüf mü dersin, tevafuk mu... Tam da sıbyan mekteplerindeydim.
Eski İstanbul'un çocukları... Küçücük minderlere oturmuşlar. Önlerinde rahleleri... Hocaları başlarında... Mahallenin içinde küçücük bir mektep...
Koçu, Evliya Çelebi'den anlatıyor.
Bir yerde çocuklardan “ciğerpare” diye bahsediyor sevgili Evliya Çelebimiz...
Gayri ihtiyari gülümsedim.
Ne güzel kelime beaa...
Ciğerpare...
Ciğerinden bir parça yani...
Sonra telefonuma baktım.
Manisa'nın Turgutlu ilçesinde bir lisenin önünde çocuklara ateş açılmıştı.
On bir çocuk yaralanmıştı...
Daha birkaç dakika önce önümde başka bir zamanın çocukları vardı.
Ciğerpareler...
Şimdi ekranda ambulanslar vardı.
Nerden nereye geldik günlük?..
Elbette geçmişi romantikleştirecek değilim. Eski zamanların da derdi, şiddeti, yoksulluğu, acısı vardı.
Ama insan bazen bir kelimeye takılıyor işte.
Ciğerpare...
Bir toplum çocuklarına böyle bakıyorsa mektebin merdivenini bile ona göre düşünüyor. Rutubetten rahatsız olmasın diye, incinmesin diye, öğrensin diye...
Bugün ise bir çocuğun eline bir silah geçebiliyor. Bir başka çocuğun okul yolu ölümle yan yana gelebiliyor.
Üstelik iki tarafta da çocuk var günlük...
Biri ateş ediyor.
Ötekiler kaçıyor.
İşte insanın en fazla canını acıtan tarafı da bu galiba.
Kitabı kapattım.
Ama Evliya'nın ciğerpareleri kapanmadı günlük...
Handiyse sayfanın içinden çıkıp bugünün çocuklarına bakıyorlardı.
Belki onlar da anlamamışlardı bu işi.
Ben de anlamadım.
Mektep değişmiş...
Rahle değişmiş...
Hoca değişmiş...
Sokak değişmiş...
Ama çocuk değişmemiş olmalı günlük...
Hâlâ korkuyor.
Hâlâ üşüyor.
Hâlâ sevildiğini bilmek istiyor.
Hâlâ büyüklerin onu koruyacağına inanmak istiyor.
Çünkü adı öğrenci olmadan önce çocuk onun...
Evliya'nın güzel kelimesiyle söyleyelim:
Ciğerpare...
Ciğerimizden bir parça...
Öyleyse biraz da ciğerimiz yanmalı.

Ne yazık ne acı toplum ne zaman bu hale geldi? Hiç mi ders almayacağız, daha şiddetlisi yaşanmadı mı daha birkaç ay önce, hani tedbirler alınacaktı…maalesef üzülerek okuyorum ve bu coğrafyanın kaderinin hiç değişmeyeceğini artık çok net biliyorum…
YanıtlaSil