Denetim Günlükler: Big Pardon Boş Data

 Selamlar günlük...

Geçenlerde iç denetim ofisimdeki arşivimi düzenlemeye karar verdim.

Bir de ne göreyim!

Katıldığım eğitimlerden getirdiğim ders notları, seminer dokümanları, sunum çıktıları ve bilumum mesleki neşriyat külliyetli bir hacim kaplıyor.

Üstelik çoğunun kapağını bir kere bile açmamışım!

Birini elime aldım. Şöyle bir karıştırdım...

Tertemiz!

Sanırsın matbaadan dün çıkmış.

Derken hayalen katıldığım eğitimlere gittim günlük...

Ah o eğitimler...

Daha eğitim başlamadan ilk sorumuz hazırdı:

“Üstadım, notlar dağıtılacak mı?”

Not mühimdi. Hatta bazen eğitimden bile mühimdi!

Dağıtılan notları toplama, derleme, saklama telaşımızı hatırladım. Ertesi gün yerinde bulamayız diye otellerde oda oda gezdirmelerimizi...

Sanki gece yarısı birileri eğitim salonunu basıp Risk Esaslı Denetim Planlaması notlarını kaçıracak!

Bir de dönüşte kapanmayan valizlerimiz vardı.

Notları tıkabasa doldurur, sonra valizin üzerine oturup fermuarı çekmeye çalışırdık.

“Üstadım biraz bastır!”

“Bastırıyorum be yaaa!”

“Birkaç notu çıkarsak mı?”

“Olur mu canım, lazım olur!”

Lazım olur...

Bütün meselenin özü bu iki kelimeydi günlük!

Bir de eğitim sonunda sunumu yapan kişinin etrafında kümelenen denetçi topluluğu geldi gözümün önüne...

Herkesin elinde küçük bir flash bellek...

“Üstadım sunumları alabilir miyiz?”

“Hocam benim belleğe de atar mısınız?”

“Ne olur be yaaa, biz de alalım!”

Sanırsın hacdan dönen birinden zemzem bekliyoruz.

Bazı eğitimciler paylaşımcıydı.

“Tabii arkadaşlar, buyurun...”

Bazıları ise pek nazlıydı.

“Bu kadar harici bellek takarsam bilgisayarım bozulur!”

Aboooovvv!

Sanki bilgisayara flash bellek değil, yüksek gerilim hattı bağlıyoruz! 😁

Neyse...

Yıllar geçti.

Flash belleklerin yerini bulut depolama alanları aldı.

Ama bizim not toplama aşkımız bitmedi.

Bilgisayarımda gigabayt gigabayt sunumlar var.

“Eğitimler”, “Eski Eğitimler”, “Yeni Eğitimler”, “Son Hali”, “Nihai Son”...

Yeni Eğitimler klasöründeki bazı sunumlar on yıllık!

Ve çoğunu bir kere bile açmamışım.

Bir an düşündüm günlük...

Biz denetçiler kurumlarda gereksiz belge birikimini, kullanılmayan arşivleri, mükerrer kayıtları eleştiririz.

Sonra kendi dolabıma baktım.

Öbek öbek notlar...

Bilgisayarımda gigabayt gigabayt sunumlar...

Vallahi kendimi denetlesem ilk bulguyu kendime yazacağım!

Bulgu: Eğitim dokümanlarının ihtiyaçla ilişkilendirilmeksizin biriktirilmesi.

Öneri: Kullanılmayan dokümanların ayıklanması.

Denetlenen birimin cevabı: “İleride lazım olabileceğinden öneriye katılınmamaktadır.”

İlk kez kendi bulguma itiraz etmiş oldum günlük! 😁

Tam o sırada çaycımız seslendi:

“Hocam, içecek bir şey alır mısınız?”

Hayallerden sıyrıldım.

Karşımda öbek öbek notlar...

Bilgisayarımda gigabayt gigabayt sunumlar...

“Bir çay alayım,” dedim.

Sonra notları toparladım.

Hepsini yeniden dolaba yerleştirdim.

Atmaya elim varmadı.

Lazım olur!

Hem düşününce, o notlarda yalnızca eğitimler değil, Ankara'nın, Antalya'nın, otel salonlarının, meslektaşların, kapanmayan valizlerin de hatırası vardı.

Ama yine de kendime sormadan edemedim:

Madem hiç okumayacaktık, o valizlerin üzerine niye oturduk be yaaa?

Neyse günlük...

Arşivimi düzenledim.

Hiçbir şeyi atmadım.

Sadece yerlerini değiştirdim.

Mesleki gelişimime ilişkin bütün belgeler elimde artık...

Mesleki gelişimime ne kadar katkıda bulunduklarını ise henüz tespit edemedim! 😁

Kal sağlıcakla günlük...



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Yazmasanız Olur Mu?": İç Denetçinin Kağıtla İmtihanı

Venedik… tarihin ve suyun kollarında salınan şehir..

Sürdürülebilir Tüketim: En Yeni Model Çelişkiler