Kayıtlar

Şubat, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Denetim Günlükleri: “Plan Değil Pilav Lazım” Meselesi

Resim
“Nitekim bize plan değil pilav lazım” anlayışı her yerde ve her daim geçerli galiba sevgili günlük... Mesleğimizle ne alakası var dediğini duyar gibiyim — hemi de kaşlarını çataraktan 😀 Tabii madem iç denetçiysek hep iç denetimden söz etmeliyiz. Durmadan. Yorulmadan. İyi günde kötü günde. Bir yol bulmalıyız konuyu iç denetime getirecek. Tamam, dur… Bu konu dahi iç denetimle ilgili. Keza: Bir iç denetçiyi program hazırlama sürecinde en fazla yoran alt başlıklardan biri planlama aşaması dır. Uygulamamız gereğince 3 yıllık olarak hazırlanan planların gerçekçiliği ise acayip su götürür mahiyettedir. Sistem bir noktada karşına devasa bir denetlenecek faaliyetler ve birimler haritası koyuveriyor… Sonra da seni onunla baş başa bırakıp çekip gidiyor adeta. Nelere şahit oldum… Doğru düzgün tanımlama ve gruplama yapılmadığından -havaalanlarındaki anonsçu kadın tonlamasıyla – “202X yılı için 42 iç denetçiye ihtiyacınız var.” diyen programlar gördüm. En dumura uğratıcı olanı buydu. Bunun ortaya ...

Denetim günlükleri: bulguya itirazın nedenleri

Resim
Bulguya karşı direnç üzerinde durmak istiyorum sevgili günlük… Biraz empati yapasım geldi nedense. Acaba neden bulguya direnç gösterilir? Çoğu kez her şey ayan beyan belli olsa da hangi sebep denetleneni böyle bir davranışa yönlendirir? Gerçekten inanmamakta mıdır? Yoksa bal gibi inanmakta ve fakat yine de muhalefet mi etmektedir? Bence yüzde 99’u ikinci gruba giriyor. Peki ama neden? Asıl mesele tam da burada. Sebep çok olabilir elbette, ama ben şimdilik iki tanesi üzerinde durmak istiyorum. 1- Muhalefetin nedeni: Çaresizlik Bazen denetlenen, yazılanların doğru olduğunun farkındadır. Ama çözebilecek kudret elinde değildir. Ve çaresizlik çoğu zaman muhalefet şeklinde tezahür eder. Çünkü biz çoğu zaman “süreç” denetleriz. Oysa süreç o birimde başlayıp bitmez. Birçok birimi yataylamasına keser. Süreç bilinci oturmadığında — ki bu iç kontrol zafiyetinin bir numaralı göstergesidir — herkes olayın kendi dışındaki birimlerden kaynaklandığını düşünür. Çoğu zaman da haklıdır. Böyle olunca ne o...

"Osmanlı Münevverinden Türk Aydınına" Üzerine: Aydın, Terakki ve Kopuş

Osmanlı Münevverinden Türk Aydınına*, Azra Erhat’ın düşünce tarihine bakışını açık, yer yer sert ama tutarlı bir çizgide ortaya koyan önemli bir deneme kitabıdır. Erhat, Mustafa Kemal’in Osmanlı münevverini eleştirirken imparatorluğu homojen bir yapı olarak değil, Müslüman–Hristiyan ayrımı üzerinden ilerleyen çatışmalı bir toplumsal düzen olarak gördüğünü vurgular ve geri kalmışlığın temel nedenini “terakkiye ayak uyduramama”da bulur. Tanzimat’tan Jön Türklere uzanan çizgide aydınların halka ulaşamamasını, dili ve düşünceyi sadeleştirememesini, Batılı kavramları tarihsel ve toplumsal bağlamdan kopuk biçimde aktarmasını eleştirel bir gözle değerlendirir. Kitabın güçlü yanı, Mustafa Kemal’in tam bağımsızlık, sınıf yapısı ve millet anlayışını tarihsel örneklerle ilişkilendirerek açıklamasıdır; zayıf yanı ise bazı yargıların genelleştirmeye açık olmasıdır. Buna rağmen eser, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişte “aydın” sorununun kökenlerini anlamak isteyenler için hâlâ ufuk açıcı ve tartışmaya ...