Ah 90'lar Vah 90'lar...
🎧 90’ları Seviyorum…
Hani sanki bir şeyler olmaya başlamıştı da 80’lerde…
Ama o şey — artık her neyse — 90’lara gelindiğinde patlamak üzereydi.
Bir tür “fırtına öncesi sessizlik gibi” bir hâl.
Ve sonra BOOM!
Birden bire renkler, ezgiler, sesler, klipler, danslar…
Her şey bir anda parladı.
Biz o yıllarda hem büyüyor, hem değişiyor, hem de memleketin müzik devrimine farkında olmadan tanıklık ediyorduk.
📺 Müzik Dergisi, Şafak Karaman ve kasete albüm denilen günler…
Şafak Karaman’ın sunduğu Müzik Dergisi vardı.
Bugünün playlist kültürünü bırak, biz “kasete albüm” demeyi bile Şafak’tan öğrenmiştik.
Sound, vokal, aranje gibi havalı kelimeler hayatımıza o programla girdi.
O dönem Türkçe pop gerçekten GERÇEKti.
Hem saf, hem samimi, hem heyecanlı…
Sürekli “yeni bir şey oluyor” hissi veren bir mucize hali.
🌟 Patlamanın ilk dalgası:
-
Tarkan: Yıldırım gibi düştü memlekete. Kıl Oldum Abi, Şımarık, Hepsi Senin Mi?…
Çarşı pazar Tarkan’dı. -
Burak Kut: “Benimle Oynama”yı söyleyip kalbimize zıpkın gibi girmişti.
-
Bendeniz: O ilginç saçlar, o cool hava, Ya Sen Ya Hiç, Hadi Gel.
-
Deniz Arcak: Hareket Vakti…
-
Sinan Erkoç & Fatih Erkoç: İki kardeş iki yumuşak ses…
-
İzel–Çelik–Ercan: “Özledim”, ortalığı darmadağın ederlerdi.
Ve tabii ki Yonca Evcimik.
Dile kolay… Abone çıktığında memleket hazır değildi buna.
Hazır olmasa da eğlendi. Hatta yerlere yattı.
💃🕺 Dans etmeyen Hakan Peker ve Hey Corç fırtınası
Hakan Peker’in ilk albümü çıkmadan önce
“Dans mı edecek ki bu?” diyenler…
Albüm çıkınca “Hey Corç versene borç”u sabah akşam söylemek zorunda kaldılar.
Harun Kolçak’ın “Yanımda Kal”ı geldi sonra.
O nasıl içten söyleyişti öyle…
Bir körük gibi içimize hava basıyordu adam.
☕ Evde çay, saat 18.00, Kanal 6 ve Müzik Dergisi
Okuldan (Pertevniyal yani, 94’ler)…
Eve gelirdim, saat tam 18.00.
Ailece çay içilir, biz Müzik Dergisi’ni izlerdik.
Ve orada bir Nazan Öncel çıkar,
“Beni geçirmeye kardeşim gelmesin” der,
biz de kendimizden geçerdik.
Oya–Bora zaten bambaşka bir evrendi.
Süper Baba’da Oya’nın “Bana bir masal anlat baba” performansı…
En sert adamı bile eve dönünce duygusallaştırırdı. Kahveye gidemezdi artık o adam.
🎩 Şapkalı kadın, hop terelelli ve kafasını sallayan Tayfun
Şapkalı kadın: Seden Gürel.
“Bum bum buml”u bir söyleyişi vardır ki…
Ve Tayfun.
O kafayı sallayış…
“Hadi Yine İyisin”in her notasıyla memleketi gaza getirirdi.
🎤 Popun anası babası: Sezen & Kayahan
Sonra sahneye bir ağırlık gelir…
Sezen Aksu ve Kayahan belirir.
Onlar gelince bütün pop camiası saygıyla dururdu.
Bazen “Hadi bakalım kolay gelsin”le,
bazen “Sarı Şekerim”le,
80’lerin ruhunu 90’lara sabitlerlerdi.
🏃♂️ Siyah beyaz koşan adam: Mirkelam
Sonra bir adam koşarak geldi.
Çok koşarak geldi.
O kadar koştu ki ülke televizyonuna koşu bandı kazandırdı.
Mirkelam “Her Gece”yle koştu, biz de peşinden koşa koşa kendimize geldik.
📺 BBG, Kral TV ve müzikle büyüyen bir nesil
Cuma ya da cumartesi akşamı BBG Müzik Programı…
Hafta sonu ritueldi.
Kral TV ise artık müzik dinlemenin mekânıydı — rakipsizdi.
Şimdi dönüp bakıyorum da…
Bugünkü pop şarkılarının hiçbirinde o samimiyet, o kendiliğindenlik, o çekingen coşku yok.
Daha çok parlaklık var, daha büyük prodüksiyon var…
Ama ruh yok be günlük.
90’lar bizi büyüttü.
Biz de 90’ları büyüttük aslında.
O yüzden seviyorum 90’ları.
O yüzden aklıma geldikçe içim ısınıyor.

Ne güzeldi o yıllar tv programları bile o yıllarda daha güzeldi herşey çok değişti 😔
YanıtlaSilmaalesef :( biz büyüdük ve kirlendi dünya...
Sil