Çakma Antika Gerçeği: Bir Denetçi Gözünden Feriköy Notları

Feriköy Antika Pazarı’na ilk kez gittim. Gördüğüm her eski eşya gerçekten ‘antik’ miydi? Bu yazıda pazar deneyimimi, sahte ürünleri nasıl fark ettiğimi ve antikaya nasıl yaklaşmak gerektiğini anlatıyorum.

Sevgili Günlük,

bugün büyük umutlarla, içimde sanki eski istanbul’un gizli hazinelerini bulacakmışım gibi heyecanla feriköydeki antika pazarına gittim.. 

umduğum ve zehabına kapıldığım şey: bir köşede osmanlıdan kalma bir yazı takımı, bir diğerinde fransız porselenleri, orta zamanları anlatan parfüm kokulu bir nostalji... 

gerçekte olan: zamanın unuttuğu televizyon kumandaları, sararmış cdler ve üzerinde “arif’in düğünü 1994” yazan vhs kasetleri.😆 

ilk tezgâhta gözüm bir daktiloya takıldı.. objeyle ilgilenen kadına satıcı öyle bir anlatıyordu ki, sanki daktiloyu hemingway bizzat alıp memlekete getirmiş.. kadın tuşlara basınca... “tık” değil, “tak tuk güm” sesi geldi.. meğer harfler birbirine yapışıkmış, bir harfe bastım mıydı, hepsi toplu halde havalanırmış..

bir başka tezgahta, "gerçek gümüş" denilen çay kaşığı seti vardı. Bir tanesini alıp baktım, alttan çıkan yazı: made in prc.. “pek romantik çinliler” herhalde.. 

gözüm bir tablonun üstüne takıldı ve anı yaşadım carpe diem olayı yani: işte bu! tam salona asmalık, vintage havası var.. önümdeki çocuk abisine "abicim bu tablo italyadan, 70’lerde geldi" diyordu.. tablonun arkasını çevirdim: "2012 ikea", evinizin her şeyi...

son darbe mi?
tezgâhın birinde rengârenk bir yaka iğnesi gördüm.. tezgahtar, “bu art deco, 20’lerden kalma” dedi. biraz eğildim.. altında miniso etiketi duruyordu.. hemi de yanında neogaribanca 39,90 yazdığı halde.. o an yaşadığım duyguyu tarif etmek güç, ama bir şey diyeyim mi günlük? tam anlamıyla "antik kandırmaca" yedim.

dönüş yolunda düşündüm: belki de antika pazarına gitmek yerine evdeki eski dantellerle konuşmalıydım; hiç değilse bana kıtır atmıyorlar..

ve buna ilaveten bir de aklıma yıllar evvel güneşin doğduğu, yiğidin harman olduğu yer olan topkapıda bilal abimle giriştiğimiz "niyet" işi geliverdi ya.. akrabaların evinde atılacak ne varsa (nikahlarda verilen eski biblolar, boş parfüm şişeleri, hiç bi b*ka yaramayan kaplar kacaklardan mütevellit) toplar, 10 liradan niyet diye kakalardık mahallenin çocuklarına.. (girişimci ruhum hep benimleymiş demek ki) topladığımız parayla da ziyafet çekerdik hani, bakkal halil emminin mamullerinden..  işte bu pazar da antikadan çok, genelde evde ufunete sebebiyet veren eşyanın el değiştirdiği bir bit pazarı gibin bi şi imiş.. gerçi göksel arkadaşın dediğine bakılırsa sabahın 4-5 inde gelip kıymetli parçaları toplayanlar oluyormuş ve bunun için de bir kere değil ekseriya gelmeliymiş ki bu açıkçası pek işime gelmediğinden daha da uğramam dedim çıkarken.. ve son bir not olarak en yoğun tezgahın gözlemeci teyzeninki olduğunu da söylemeliyim.. 

Sonuç:
ateş cılız, hayat kısa, antika pahalı, nostalji riskli mi riskli.. ama olsun… en azından bir “art deco” anım oldu.

peki ya bundan sonra?.. bundan böyle pazara değil de müzeye gitmeyi planlıyorum. orada en azından “etiketler dürüst”.



Yorumlar

  1. Alemsin, harika izlenimler....
    Çalsam ve saklasam arada gülmek için....Benzer hisleri ben de yaşadım, bana öyle geliyor sanmıştım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim.. demek ki yalnız değilim 😊

      Sil
  2. Evet antikadan çok ıvır zıvır eşyalar, eski fotoğraflar... İnsanı düşünüyor kimler kullandı bunları, neden sahipsiz kalıp ortaya döküldüler. Birgün beraber gezelim, Şişlinin eski apartmanlarına göz atalım. Kendi niyetimizi tutalım. 🙂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. niyet tutmak fikri harika.. mesela bir eski saati alıp, "artık zaman benim olsun" demek ya da kırık bir aynaya bakıp, "geçmişin yansıması değil, geleceğin provasıyım" diye fısıldamak.. gidelim!.. belki bir çekmece dolusu hatıraya dokunurken, kendimize de yeni niyetler ekleriz. "kayıp eşyalarda bulunmuş anlamlar" diyerekten...

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Yazmasanız Olur Mu?": İç Denetçinin Kağıtla İmtihanı

Sürdürülebilir Tüketim: En Yeni Model Çelişkiler

Venedik… tarihin ve suyun kollarında salınan şehir..