denetim günlükleri: denetimde zikzak bir tür tik tok mu?
Bir iç denetçiye en saçma gelen şeylerden biri de denetlenenin zikzaklar çizmesidir sevgili günlük…
Bu tam olarak şöyle olur: Denetimi yaparsın… Her şey yolundadır. (Ya da öyle davranır denetlenen birim… )
Bu vetirede bulguları oluşturursun. Denetlenenden hiçbir şey saklamaksızın…
Ki bu zaten iç denetimin şiarıdır. Ve bundan ötürüdür ki yayın organımızın adı bile bilateral denetim 😋 anlamında Denetişim’dir.
Sonra… Tüm bulgular netleşince hemencik denetlenene bir tel edersin. (Telle mezuniyet demiyorum bak… o başka bir şeydi; taa efsane meslek muhasebe denetmenliği zamanından bir uygulama idi…)
Tele çıkan birim yetkilisine:
“Denetimimiz bitti, kapanış toplantısı şey edeceğiz… size falan tarih uygun mu?”
dersin.
Karşıdaki genellikle: “ee… aslında…” gibi edatlar eşliğinde cevap verir.
Sonra kapanış toplantısı faslı…
Ya sen gidersin, ya o gelir. (Onun mu geleceği, yoksa bizim mi gideceğimiz meselesi derin bir mevzudur… ve bu konuda ulema arasında ittifak yoktur.) Neyse… Buluşma sağlanır. Toplantı başlar.
Bu noktada denetlenenin yüzünde bir şirinlik ifadesi vardır:
“Aa ne güzel buyurmuşsunuz…” “Keşke şunu da yazsaydınız…”
misüllü muhabbetler havada uçuşur.
Hatta bazıları işi biraz abartabilir:
“Bu tespitlerinizden sonra size üstat diyebilir miyim? Benim hiç üstadım olmadı biliyor musun?..”😄
Neyse…
Yüzde doksan dokuzluk bir uyumun ardından zafer kazanmış bir komutan edasıyla — neden öyle hissedildiğini sana anlatamam değerli günlük— sahneden iner, evin yolunu tutarsın. Yazmışsındır. Kabul etmişlerdir.
Sonra bulguları cevaplanmak üzere birime gönderirsin…
Veeee…
Film tam o anda kopar.
“Karakolda doğru söyleyen mahkemede şaşar” misali…
Yavaş yavaş senin bulgularını
kendine yönelik bir itham
bir beceriksizlik tespiti
olarak algılamaya başlayan denetlenen…
(ki biz bu süreci: bulguda erime — fenafibulgu olma ve giderek hakkı yenen Can Rambo ile özdeşleşme şeklinde açıklarız 😄)
sanki kapanış toplantısında konuşan kendisi değilmiş gibi toplantıyla taban tabana zıt cevaplar vermeye başlar.
Ve sen o cevapları görünce… Dumura uğrarsın. Koca koca insanlar hepi topu iki gün sonra nasıl 180 derece zıt tavırlar takınabiliyor diye sorgulamaya başlarsın.
Gerçi…
Yazar, bu tür vakalarla çok fazla karşılaştığından çok da şaşırmaz artık sevgili günlük…
Netekim bu kulaklar neler duydu…
Kapanış toplantısında denetçiyle aynı fikirde olup, cevap verirken hiçbir şeye katılmayandan…
Uzlaşmazlık görüşmesine giderken üst yöneticinin kapısında:
“Aslında sizin yazdıklarınız doğru ama ben elemanlarıma söz geçiremiyorum”
deyip…
içeri girince:
“Efendim iç denetimin yazdıklarına katılmıyoruz”
diyene kadar…
Neler neler…
Oysa…
Bir örgü türü olması dışında😄 zikzak kimseye bir şey kazandırmaz.
Gelişmeyi sağlamaz.
Hatta belki de:
👉 Zikzakçılar, TikTokçulardan daha bile zararlı olabilir…
#DenetimGünlükleri #InternalAudit #AuditHumor #KamuİçDenetimi #Governance

?????
YanıtlaSilKamu zararının pimini çek üzerlerine at.bunlar laftan anlamazlar.
YanıtlaSil😊
Silİç denetçi üniversiteye gelince -Gülüyordu ince ince Ne zaman ki çıktı kamu zararı İşitti üst yöneticiden azarı İç denetçi yazmasın rapor Bulgu değil ateşten kor İç denetim sanki sayıştayın ileri karakolu Ne olur ne olmaz toplayın sağı solu
YanıtlaSilİşin en nahoş kısmı da bu, idb yönetiminin mutlak uzlaşma beklentisi. Uzlaşma mümkünse olur, mümkün değilse denetçinin kusuru gibi göstermek başta denetime saygısızlık oluyor. Denetimin saygınlığı sorgulanırsa hiç bir fayda üretmek mümkün olmaz, çok yoğun bir emeği boşa harcamak gibi..
YanıtlaSilgerçekten de uzlaşma konusu bazen yanlış anlaşılabiliyor. Uzlaşma elbette kıymetlid,ir ama her durumda “olmak zorunda” bir hedefe dönüştüğünde, bu kez denetimin doğasına aykırı bir baskıya neden olmakta. Uzlaşma mümkün değilse de bu durumun doğrudan denetçiye kusur olarak yansıtılması hem emeği zedeliyor hem de dediğiniz gibi denetimin saygınlığına zarar veriyor.
SilBence bburada denge; uzlaşmaayı amaç edinmekten ziyade, bulgunun doğruluğu ve kurum adına üreteceği değer olmalı.
Selam ve saygılarıml