🎵 “Severek Ayrılalım”ın Mantık Muhasebesi

(Bu şarkıda bir şeyler var ama… ne?)

Bazı şarkı sözleri vardır ki insanın zihninde uzun uzun yankılanır…
Hani melodisi değil de, mantığı takılır ya akla.

İşte o şarkılardan biri de şu meşhur dörtlük:

“Severek ayrılalım
Aşka hasret kalalım
Eğer mutlu olursak
Yeniden barışalım.”

Şimdi…
İlk iki satır tamam.
Yeşilçam’da her 10 filmin 7’sinde zaten severek ayrılıyorduk.
Aşka hasret kalmak da sevdiğinden ayrılmanın doğal sonucu.
Buraya kadar şairane bir patika.
Sonra bir anda tramvay geçiyor şarkının içinden:

“Eğer mutlu olursak yeniden barışalım.”

Nasıl yani?
Hadi gel biraz incelteçle bakalım:

1️⃣ Kimle mutlu oluyoruz?

Severek ayrıldık.
Şu an yalnızız.
Ve şarkı diyor ki:
“Mutlu olursak…”

Kiminle?
Kendi kendimize mutlu olmamız zor — ayrılamamızın sebebi o değil çünkü.

O zaman kelimenin tam anlamıyla başka biriyle.
Yeni biri gelmiş, kalbimizi çalmış, biz onunla mutlu olmuşuz.
Yani tablo şu:
İlişkiden çık -> iyileş -> yenisine başla -> mutlu ol.

2️⃣ Ama işteşlik var…

Şarkıda “mutlu olursak” deniyor. Yani iki taraf da mutlu olacak.
Demek ki eski sevgili de başka biriyle mutlu olmuş.
İki taraf da yoluna bakmış, yeni partnerler bulunmuş, hayat akmış.

3️⃣ Peki bu iki yeni insan ne oluyor?

Biz mutlu olduk.
Karşı taraf da mutlu oldu.
Her şey yolunda yani.

Derken sahneye tekrar Orhan G. çıkıyor:
“Mutluysanız eski sevgilinize dönün.”

Yeni gelenlere ne oluyor peki?

  • Onlara “biz biraz iyileştik, teşekkürler” deyip yol mu veriyoruz?

  • Bu delikanlılığa, insanlığa, hatta insafa sığar mı?

  • İlişkiler Bakanlığı Müsteşarlığı böyle bir geçişi onaylar mı?

Burası tam bir “kazık yeme ihtimali yüksek kişiler listesi” bölgesi.

4️⃣ Barışmak için önce küsmek gerekmez mi?

“Barışmak” kelimenin doğası gereği,
önce kavga,
sonra küslük,
sonra da arabuluculuk içerir.

Ama biz severek ayrılmışız.
Gayet medeni, duygusal, olgun bir ayrılık bu.
Küsme yok.
Kırılma yok.
İncitme yok.

O zaman:
Nereden çıktı bu barışma?
Barışacak bir şey yok ki…

Bu açıdan bakınca:
“Barışalım” ifadesi anlamsal olarak imkânsız işlem.
Tıpkı “sıcak buz yapalım”, “yanmadan köz olalım” gibi.

📌 Sonuç:

Sevgili Orhan Gencebay:

Bu şarkının mantıksal akışı, duygu muhasebesi ve ilişki matematiği…
olmamış.

Sosyal medya milletinin yüksek heyeti olarak,
görüşülen, değerlendirilen ve oy birliği ile kabul edilen karar şudur:

👉 Şarkı iptal edilmiştir.
(Gerekçeli karar daha sonra En Resmi Gazete’de yayımlanacaktır.)





Yorumlar

  1. Ben size katılmıyorum bir şarkı sözü bu kadar mu naif olabilir? İnsan aşkı mutlu olmak, mutlu etmek için yaşamak ister, aşk ızdırap veriyorsa bitirmek gerek sevsen de, aşka hasret kalmayı göze almak gerekir sevdiğinin mutlu olması adına, cesur olmak gerek bitirmek için. Ayrılıklarda küsmelere dahil değil mi ,böyle arkada seven bir yürek bırakıyorsa küsülmez mi gidene. Buradaki barışma yeniden aşk yaşayalım barışması değil zannımca, kaldı ki şartı var mutlu olursak barışalım demiş Orhan abi yıllar sonrada olsa sevdiğini görmek ister onun mutlu olduğunu bilmek ister seven insan....:) Keşke günümüzde de bu kadar naif ayrılıklar yaşansa sevdiği adına onun mutlu olması adına belki bu kadar kadın ölmezdi. Bence ayrılanlara bu şarkı marş olarak ezberletilmeli sevgi diye ızdıraba sarılmamaları, bazen mutluluk yolunun ayrılık olduğunu görmeleri adına....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Buradaki barışma yeniden aşk yaşayalım barışması değil zannımca" böyle bakarsak dediğiniz gibi düşünülebilir ancak benim dikkatimi çeken husus başka.. diyorum ki ayrıldılar tamam.. mutlu oldular (demekki 2 taraf içinde yeni bir aşk var) ve sonra hoopp eğer yeniden barışalım.. o zaman niye ayrıldın niye barıştın? aksi bir düşünce yani hadi şimdi ayrılalım sonra gene buluşuruz.. sanki biraz nolur nolmaz kapıyı tam kapatmayayım mantığı içeriyor bana göre.. onu da orhan abiye yakıştıramadığım için böyle yorumladım...

      Sil
  2. Gönül ister ki her seven sevdiğiyle mutlu olsun.(Orhan babada böyle isterdi bence). Hayat devam ediyor; aşk ızdırap veriyorsa, gidenin gelmesini beklemek nafile ise, yeni açılan kapılara şans vermek gerekir belki mutluluk bu kapıların arkasındadır. İnsan doğası gereği gideni merak eder mutlu mu değil mi bilmek ister ama bu kapıyı tam kapatmayayım gel tekrar beraber olalım değildir bence, artık birinin namusu olana yanlış yapmaz ne delikanlı nede erdemli bir kadın.:)) Bende böyle yorumladım:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) bu yorum da iyiydi.. olabilir.. ancak yine de beklemek güzeldir...

      Sil
  3. "Gelecekse beklenen, beklemek güzeldir,
    Özleyecekse özlenen, özlemek güzeldir.
    Ve sevecekse sevilen ;
    O hayat herşeye bedeldir".(Özdemir Asaf) İnşallah bekleyen doğru durakta bekliyordur herşeye bedel olan beklediğini...:)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Yazmasanız Olur Mu?": İç Denetçinin Kağıtla İmtihanı

Sürdürülebilir Tüketim: En Yeni Model Çelişkiler

Venedik… tarihin ve suyun kollarında salınan şehir..