Ksenophon’un Oikonomikos’u: İç Denetime Antik Bir Giriş

İç denetim dendiğinde çoğumuzun aklına risk matrisi gelir günlük…

Kontrol listeleri…

İmza sirküleri…

COSO bileşenleri…

Biraz daha ileri gidenler üç savunma hattına kadar uzanır 😄

Amma velakin bugün sana başka bir şeyden bahsetmek istiyorum…

Bundan yaklaşık 2400 yıl önce yaşamış bir Yunan askerinden…

Ksenophon'dan…

"Ne alaka?" dediğini duyar gibiyim…

Haklısın da…

Adam ne iç denetçi…

Ne iç kontrolcü…

Ne de kalite güvence uzmanı…

Ama gel gör ki iç denetimin ruhuna dair öyle şeyler yazmış ki insan ister istemez durup düşünüyor.

 Bir Çiftlikten Fazlası

Ksenophon'un meşhur Oikonomikos adlı eserinde anlattığı şey ilk bakışta bir çiftlik yönetimi gibi görünür.

Tarlalar…

Bağlar…

Hayvanlar…

Köleler…

Hizmetçiler…

Velhasıl bir "oikos"...

Ama biraz dikkatli okuyunca bunun aslında bir işletme, hatta küçük bir holding olduğunu fark ediyorsunuz.

Ve adam bu yapının nasıl yönetileceğini anlatırken farkında olmadan iç kontrol sistemi kuruyor.

Üstelik insan doğasını merkeze koyarak...

 Bilmek Meselesi

Ksenophon'un beni en çok etkileyen cümlelerinden biri şu:

"Neyi, ne zaman ve nasıl yapacağını bilmeyen kişi, hastasını gece gündüz ziyaret ettiği halde onu nasıl tedavi edeceğini bilmeyen bir hekimden daha yararlı olamaz."

Şimdi dürüst olalım günlük...

Denetim hayatında kaç kez buna benzer manzaralar gördük?

Süreci anlamadan kontrol yapanlar...

İmza toplayıp duranlar...

Ama o imzanın neyi güvence altına aldığını bilmeyenler...

Adam yıllar önce söylemiş:

Önce bileceksin.

Bilmeden yapılan denetim, denetim değil meşguliyettir.

 Cezasızlık Meselesi

Ksenophon'un cezasızlığa da pek tahammülü yok.

Diyor ki:

"İyi hizmetçileri olan kötü bir efendiye hiç rastlamadım."

Bugün buna ne diyoruz?

Tone from the top...

Disiplin mekanizması...

Yönetim sahiplenmesi...

Ne dersen de...

Özü aynı.

Kuralların uygulanmadığı yerde prosedürlerin pek bir kıymeti kalmıyor.

 Ödül de Lazım

Ama adam sadece cezadan da bahsetmiyor.

İyi çalışana iyi giysi, kötü çalışana kötü giysi veriyor...

Yani:

İyi çalışanı farklı ödüllendiriyor.

Kötü çalışana farklı davranıyor.

Yani performans yönetimini de ihmal etmiyor.

Bugün sayfalar dolusu performans sistemi tasarlıyoruz.

Ksenophon iki cümlede anlatmış 

 Motivasyon ve Etik

Bir başka tespiti daha var:

"Kâr etmeye âşık olanlara özenli çalışmanın kazancı artırdığını göstermek yeterlidir."

Düşünsene günlük...

Adam teşvik mekanizmalarından bahsediyor.

2400 yıl önce.

Üstelik hırsla açgözlülüğü de birbirinden ayırıyor.

Övgü için çalışanla haksız kazanç peşinde koşanı aynı kefeye koymuyor.

Yani etik kültürün temellerine kadar gidiyor mesele.

 Kutup Yıldızı

En sevdiğim kısmı ise şu:

"Fiziksel gücüyle değil, iradesiyle büyük işler başaranlar gerçekten büyüktür."

İşte burada denetimin özü saklı galiba.

İnsanlara kuralları zorla uygulatmak değil...

Kurallara inanılan bir kültür oluşturmak...

Bugün uyum kültürü dediğimiz şey.

Adamın çiftliğinde başlamış.

 Son Bir Soru

Bazen düşünüyorum günlük...

Biz gerçekten yeni şeyler mi keşfediyoruz?

Yoksa aynı hikâyeyi yeni kavramlarla tekrar tekrar mı anlatıyoruz?

COSO...

Etik kültür...

Yönetim sahiplenmesi...

Performans yönetimi...

Teşvik mekanizmaları...

İnsan davranışları...

Ksenophon'un çiftliğinden bugünün kurumlarına kadar değişen şey belki de sadece kelimeler.

Demem o ki günlük...

İç denetim dediğimiz şey 2400 yıldır aslında aynı şey olabilir mi? 😄

#DenetimGünlükleri
#İçDenetim
#Ksenophon
#İçKontrol
#KurumsalYönetim
#AuditHumor




Yorumlar