Mesleğe Yerleşmek-3: Adımız Neydi Bizim?
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Mesleğin ilk günleri gerçekten de çok heyecanlıydı… Hatta bir parça da helecanlıydı sevgili günlük…
Daha evvel de bahsettiğim o bilgi bombardımanı var ya… Hakikaten yoğundu. Bir sürü bilmediğimiz kavramlar…
Kıymeti kendinden menkul sözcükler… Anlam yüklenen fiiller…
“Aman öyle yapmayın…” “Aman böyle yapmayın…” diyen "ıspanaklı" sunumlar… Slayt peşinde elde flashdisk perperişan olan katılımcılar.… Bavullar dolusu notlar, basılı kitaplar, eserler…
Yani ortalık bildiğin mesleki panayır 😄
Sonra dediler ki: “Bu böyle olmaz, sertifika almanız gerekiyor.” Makul bulduk. Gittik, eğitime katıldık, sertifikayı aldık. Ama esas film orada başladı…
Eğitim döneminde büyük tartışma
O eğitim sürecinde, mesleğin bugünlerine kadar uzanan derin tartışmalar yaşanıyordu zaman zaman.
Ve bunların en ilginçlerinden biri: Mesleğin adı ne olacak?
Bu görüşte olanlara göre: Tamam, soruşturma yapmıyorduk… İleriye bakacaktık… Arkaik denetimciler (bu tür tesmiye etmemin nedeni bazı unvan sahipleri ile olası bir tartışmaya girmemek…şunu da diyeyim ki kendim için değil onlar için kaçınıyorum kavgadan… yoksa evelAllah Topkapı çocuğuyuz, pabuç bırakmayız kimseye… atara atar, tutara tutarız yani 😆) gibi kadavra ile uğraşmıyorduk.
“Kökü mazide olan atiydik” adeta… Amma velakin… Adımızda hâlâ “denetçi” geçiyordu. Ve bu durum, “değer katma” misyonumuzla aramızda mesafe oluşturuyor diye düşünülüyordu.
🤔 “İç denetçi nedir yani?”
Eğitim sırasında bir arkadaş söz aldı ve dedi ki:
“Şimdi kontrolör var…
müfettiş var…
denetçi var…
bir de iç denetçi nedir yani?”
Eğlenceliydi… Ama itiraf edeyim, biraz da tedirgin olmuştum. Çünkü… Ben kendimi bildim bileli denetçiydim. Adımın değişmesini istemiyordum. Velev ki korku salsın 😄
Yeni isim arayışları
Ama bazı arkadaşlar farklı düşünüyordu… Mesleğin adının daha yumuşak olması gerektiğini söylüyorlardı.
Mesela:
- danışman
- danışıcı
- danişment 😝
Bunları duydukça meslek gözümde kılıktan kılığa giriyordu. Niye bu kadar kıvranıldığını anlamıyordum doğrusu. Çünkü: Bir işin yapılması kadar denetlenmesi de doğaldı. Ve bu işi yapan kişi de denetçiydi. Bu kadar basit.
Fonotik tartışmalar
Bazıları işi daha da ileri götürmüştü… “Mesleğin adında Ç harfi çok… kulağa sert geliyor…” gibi fonotik analizlere girilmişti 😄.
Kimileri ise mevzuyu iyice başka bir boyuta taşımıştı:
“Siz iç denetim yapamazsınız…
o bir meratib işidir…
kalp ehli yapar…”
(artık bu noktada iç denetim mi yapıyoruz yoksa tasavvufa mı girdik, onu da tam anlayamamıştım açıkçası…)
Ve sonuç…
Öyle böyle derken… 19 yıl geçti.
Ve şu an için: Adımıza kimse ilişemedi
Kimi zarfla uğraştı… Kimi mazrufla…
Herkes bir şekilde amel defterini doldurdu 😄
Son olarak: Biz ne miyiz?
İç denetçiyiz. İsmiyle, cismiyle, bütün “ç”leriyle 😄
#DenetimGünlükleri #InternalAudit #AuditHumor #KamuİçDenetimi #Governance
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar

Mesleğimiz ilgili bu güzel yazınız için teşekkürler Üstadım, denetçi olmak gerçekten gurur verici benim için. Kaleminize sağlık
YanıtlaSilHakikaten öyle… denetçi olmak bazen zor, bazen de yorucu ama bir o kadar da anlamlı bir şey. Bu hissi paylaşmak ayrıca kıymetli. Selam ve saygılarımla.
Sil